Yalnızken Daha Mutluydum | Evimdekipsikolog | Blog
823
post-template-default,single,single-post,postid-823,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,footer_responsive_adv,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-16.7,qode-theme-bridge,qode_advanced_footer_responsive_768
Evimdekipsikolog-terapi

Yalnızken Daha Mutluydum


Mutluluk nedir? Bizi gerçekten neyin mutlu ettiğini biliyor muyuz ya da gerçekten çok mutlu oldum dediğimizde bunu tüm samimiyetimizle mi söylüyoruz?

Mutluluk bana göre tanımlaması en zor kelimelerden biridir. Hepimiz farklı anlamlar yüklüyoruz. Mutluluğu tek bir yerde ya da kişide anlamlandırıp sonrasında da kaybettik diye üzülüyoruz. Ancak kelime anlamına baktığımızda ise Mutluluk sözlükte; Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık anlamına gelmektedir. 

Diğer tarafta ise ünlü filozofların mutluluk tanımları şöyle; 

Aristoteles, mutluluğun hissedilebilir bir durumdan ziyade bir hayat tarzı olduğuna inanıyordu. Bu yaşam tarzının temel özelliği, sürekli olarak alıştırmada bulunarak her bireyin en iyi yanlarını ortaya çıkarmasıdır. Mutluluk egzersizlerini artırmakta fayda var anlayacağınız. 

Antik yunan filozoflarından olan Epikür, mutluluğun denge ve ılımlılıkta olduğunu savunuyordu. Aşkta mutluluk olmadığını, mutluluğun arkadaşlıktan geçtiğini savunan Epikür der ki: “Akşam yemeğinde ne yediğiniz sizi mutlu etmeyebilir ama kiminle yediğiniz sizi mutlu eder. Bir elma, üzerinde yatacağımız bir post ve en önemlisi bir dost, mutluluktur.” O zaman hadi bir arkadaşınızı arayın J

Nietzsche’ye göre mutluluk kısa ömürlüdür.Her an sona erebilir.  Nietzsche, mutluluğu ideal tembellik durumu şeklinde tanımlamıştır. İnsanın, özgürlüğünü ve kendi fikirlerini kısıtlayan bütün engelleri aşacak büyük bir güç ve mücadele ruhuna sahip olarak hayattan memnun olabileceğini savunmuştur. Mutlu olmak, zorlukları aşıp hayatı yaşamak için orijinal yollar yaratarak bu güce sahip olduğunuzu kanıtlamaktır. Son tahlilde mutluluk arayışının sıkıcı bir israf olduğunu söyler. Sizin de etrafınızda müsrif olduklarını düşündükleriniz var mı?

Buddha’ya göre sonu mutluluğa varan bir yol yoktur. Yol mutluluğun kendisidir. Mutluluğu, bir yere, bir şeye ulaşmaktan ziyade; kişinin yaşamakta bulduğu doyum olarak tanımlıyor. Ulaşılması gereken, mutlak bir amaç olmadığını söyleyen Buddha, mutluluğu ancak yolculuğumuz sırasında bulabileceğimizi savunuyor.

Siz ne düşünüyorsunuz peki? Sizin de kafanız karıştı değil mi? J Benim de öyle.. Ben aslında  mutluluğu tanımlamaya çalışmıyorum. Eğer ona bir tanım veya anlam yüklersem sadece kafamda anlamlandırdığım şeyin mutluluk olduğunu başka bir şeyin beni mutlu etmeyeceğini düşünmekmiş gibi geliyor. 

Bir arkadaşım vardı, eski sevgilisiyle bir türlü ayrılamıyorlar hep bir şekilde iletişimdelerdi ve bu durumdan son derece rahatsızdı. En sonunda “ Yalnız olmak istiyorum. Yalnızken daha mutluydum” dedi. Sonra düşündüm. Gerçekten ne demek istemişti? O’nun yalnızlık dediği şey ne? Yoksa arkadaşımın yalnızlık diye bahsettiği şey tek başınalık mı? Aslına bakarsanız bu iki kavramda çok karıştırılıyor. Yalnız kalmak; çevrenizde insanların varlığını istediğinizde, onlarla bir anıyı paylaşmayı arzuladığınızda yanınızda kimseyi bulamamaktır. Sizi dinleyecek, sizinle ağlayıp gülecek, sizi sevecek kimseye sahip olmama halidir yalnızlık. Sizin iradeniz dışında gelişir.  Aslında, yalnızlık bir tamamlanmamışlık duygusudur. Siz birisine ihtiyaç duyarsınız ve ihtiyaç duyulan kişi mevcut değildir.

Tek başına olmak ise bir tercih kaynaklıdır. Sizinle olmayı tercih edecek insanların olmamasından değil, kendi kendinizle kalma halini tecrübe etmek arzusundan doğar. Zamanı yalnızca kendinize ayırmaktır. Tek başınalık yalnızlık değildir. Tek başınalık kendinin tam olduğunu hissetmek anlamına gelir. Hiç kimseye ihtiyaç yoktur, sen yeterlisindir.

Belkide arkadaşımın istediği buydu ve hep kendisinde hissettiği ve mutluluğa verdiği anlam da buydu “Tek Başınalık.” Düşündüm sonra, aslında mutluluğun bütün anlamını eski sevgilisine vermiş. Günün sonunda sanki yalnızken mutlu olduğunu düşünmeye başlamış. Ancak bu böyle değildi.İnsan tek başına film izlediğinde, tiyatroya ya da konsere hatta tatile gittiğinde mutlu olabilir. Ya da birisine yardım ettiğinde, çok sevdiğiniz o ayakkabının indirime girdiğini görüp aldığınızda. Peki ya O? Neden bu kadar mutluluğu yalnızlık olarak tamamlamıştı içinde?

 Size de öyle gelmedi mi? Biz seçiyoruz değil mi? Aslında biz anlam yüklüyor sonrasında da mutsuzum diyoruz. Belki de anlam yüklediklerimize ve oradaki beklentilerimize bakmamız daha iyi olacaktır. Bana göre gerçek olan ve inandığım şey var ki o da “Mutluluk Biziz”. Herkes kendi tercihleriyle yaşıyor. Bu yüzden de mutluluk, paylaşabileceğimiz bir duygu… Bu başkasından alınabilecek bir şey değil. İşte o zaman mutluluk sizi bulacak.

Umarım aradığınız mutlululuğa en kısa sürede kavuşursunuz.

Sevgilerimle
Uzman Psikolog Ayşen Arslan

Yorum Yok

Bir Yorum Yazın