Ruh Sağlığınıza Zarar Veren Günlük 5 Alışkanlık | Evimdeki Psikolog | Blog
Evimdekipsikolog online terapi hizmeti veren bir sitedir.
evimdekipsikolog, blog, Alzheimer, Anksiyete (Kaygı), Bağımlılık, Bipolar Bozukluk, Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu, Cinsel Bozukluklar, Depresyon, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite (DEHB), Genel, Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), Online Terapi, Panik Atak, Şizofreni, Şizoid Kişilik Bozukluğu, Şizotipal Kişilik Bozukluğu, Terapi, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), Uyku Bozuklukları, Yeme Bozuklukları, Cinsel Terapi, Cinsel İsteksizlik
643
post-template-default,single,single-post,postid-643,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,footer_responsive_adv,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-16.7,qode-theme-bridge,qode_advanced_footer_responsive_768,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.2,vc_responsive

Ruh Sağlığınıza Zarar Veren Günlük 5 Alışkanlık

Yeni bir günün başlangıcında, uyandığımız andan itibaren takip edilen bazı rutin davranışlar vardır. Son zamanlarda pek çok insanın sergilediği günlük alışkanlıkların başını telefona sarılmak çekiyor. Uyuyarak geçen zaman içinde, sosyal medyada kaçırılan son dakika gelişmelerine büyük bir geç kalmışlık ve yakalama heyecanı ile sarılıyoruz. Sağlıklı bir kahvaltı, sabah duşu veya sabah sporları ruh sağlığımızı olumlu yönde etkileyerek güne yüksek motivasyonla başlamamızı sağlayan temel dinamikler. Peki olumsuz yönde etki eden rutinlerimiz neler? Ve bu alışkanlıkların gün içerisinde sahip olmamız gereken bedensel ve ruhsal enerjiyi bizden çaldığının bilincinde miyiz? “Alışkanlıkların Gücü” kitabının yazarı Charles Duhigg, “Rutinler, alışkanlıkların örgütsel analojisidir” diyor ve yeni alışkanlıklar kazanmanın kötü olanları kırmak kadar zor olabileceğini vurguluyor. Rutin’in gücünü kullanarak hem üretkenliği arttırma hem de ruhsal durumu iyileştirme adına başarılı olmak mümkün.

 

İşte Ruh Sağlığımızı Olumsuz Yönde Etkileyen Günlük 5 Alışkanlık,

 

INSTAGRAM AKIŞINDA KAYBOLMAK

 

Toplu taşımada, öğle yemeğinin kısa bir arasında, hatta çoğunlukla uyandığımız ilk anda gitgide daha çok Instagram hesabımızı günceller, hikayelerde kaybolur olduk. Bedenimiz artık bu davranışı otomatik olarak algılıyor ve reflekslerle hareket ediyor. Bu durum belki masum bir alışkanlık gibi görünse de uzmanlar depresyon ve beyin sisi oluşumuna katkı sağlayan bir faktör olabileceğini söylüyor. Hayatınızı başkalarının yaşamıyla, vücudunuzu bir fenomen modelle karşılaştırma riskiniz her geçen gün artıyor.

Bugün, Sosyal Medya Depresyonunun fark edilenden çok daha yaygın olduğu tartışılıyor.

 

ŞİKAYET ETMEK

Sinirli ve üzgün hissettiğiniz anlarda kendinizi ifade edebilmeniz sağlıklı bir durum fakat olumsuz düşünce kalıpları aynı zamanda yıkıcı olabilir. Olumsuz düşünceler daha fazla olumsuz düşünce doğuruyor ve bu durum size melankoli olarak geri dönüyor. Başkalarına da ne sıklıkla şikayetlerde bulunduğumuz son derece önemli. Şikayet etmek bırakılması oldukça zor bir alışkanlık. Hayatınızda sahip olduğunuz tüm değerlere ve güzelliklere karşı minnettar olmak ve teşekkür etmek, çok klasik ve etkisiz gibi görünse de ruh sağlığınız için son derece önemli bir mesajdır.

 

GÜNE KİLO KONTROLÜ İLE BAŞLAMAK

Sağlıklı bir kiloya ve bedene sahip olmak her zaman ideal bir hedef olmuştur. Ancak kilo kontrolü ile baskül üzerindeki rakamlara takıntılı yaşamak arasında çok ince bir çizgi var ve bazılarımız bu çizgiyi yakalayamıyoruz. Kendimizi günlük olarak tartmak, genellikle kilo dalgalanmaları hakkında takıntılı düşüncelere yol açıyor, vücut imajımız hakkında saplantılı bir duruma gelebiliyoruz.

Ağırlığınız günlük olarak gıda alımına, su ağırlığına, hormon değişimlerine ve hatta günün saatine göre değişebilir, bu yüzden kendinizi biraz gevşetin ve tartıdan yavaşça inin!

 

UYKUDAN ÖNCE TELEFON KULLANMAK

Eğer telefon uyandığınızda eline aldığınız ilk ve yastığa başınızı koymadan önce ilgilendiğiniz son şey ise, kendinizi uykusuzluk ve huzursuzlukla mücadele ederken bulma olasılığınız çok yüksek! Bunun nedeni, telefonların beyninizi harekete geçirmesi, zihninizi aktif tutması ve en son kullandığınız zamandan iki saate kadar zihninizin alarm vermesidir.

Uykuya dalmadan en az bir saat önce telefonunuzu kullanmayı bırakarak huzursuzluk ve aşırı uyarılmayı engelleyebilirsiniz. Kitap okuyarak (tablette değil), bir boyama kitabını renklendirerek, meditasyon yaparak veya yazı yazarak harcanan bu zamanı değiştirin!

 

KAHVENİZİ NASIL ALIRSINIZ?

Sabah trafiğinin ya da toplu taşımadaki yoğunluğun sinir durumunuzu ve anksiyetenizi arttırdığını düşünüyor musunuz? Aslında bu durumun suçlusu bir fincan kahve olabilir. Kafein uyanıklığı ve odaklanmayı artırırken, kalp çarpıntısı, yüksek sıcaklık, huzursuzluk ve nefes darlığı gibi anksiyete belirtilerini de uyarabiliyor. Sabah saatlerindeki içecek alışkanlığınızı, kahve yerine bitkisel çay veya limonlu ılık su gibi sakinleştirici etkisi olan içeceklerle değiştirebilirsiniz.

 

Ruh sağlığınızı etkileyebilecek alışkanlıklarınızı kırmak zor olsa da günlük rutininizi yeniden düzenlemenin en iyi yolu farkındalık sağlamak! Daha az uyarıcı, dikkat dağıtıcı ve daha az stres üreten etkenler ile sağlıklı bir rutine, dengeli ve kaotik olmayan bir yaşam tarzına ulaşmak mümkün!

 

 

 

 

 

4 Yorumlar
  • FATOFOTOFAN
    Yazıldı 18:41h, 08 Ekim Cevapla

    Güzel tavsiyeler bunlar teşekkürler.

    • Yönetici
      Yazıldı 14:14h, 03 Kasım Cevapla

      Sn. Takipçi, hayatınıza bu tavsiyeleri uygulayabilmeniz dileğiyle. Sevgiler…

  • kendiniarayanadam
    Yazıldı 23:07h, 13 Ekim Cevapla

    İkinci maddeyi yani olumsuz düşüncelere kapılma halini daha sık yaşıyorum. Olumlu düşünebilmek için sebepler arıyorum ama göremiyorum. Ne yapmalıyım?

    • Yönetici
      Yazıldı 14:12h, 03 Kasım Cevapla

      Sn. Kendiniarayanadam, olumsuz düşüncelere kapılma halini azalmak için önce hayatı olduğu gibi kusurlarıyla kabul etmek, ardından kusursuza erişme çabasından yavaş yavaş vazgeçmek bir adım olabilir. Sevgiler…

Bir Yorum Yazın